12 Kasım 2010 Cuma

Ödevimiz "Sonbahar Meyveleri"/"Autumn Fruits" Talya's Homework

Talya'nın bu hafta fen ve matematik derslerinde kullanılmak üzere sonbahar meyvelri gönderilmesi istendi, bende Talya'ya evde bu dersle ilgili ona meyveleri anlatım ve beraber marketden gidip aldık, yolda gelirken ne aldık niye aldık şeklide konuşurken bana yolda anne bu meyveleri soyucan mı dedi bende yok kzım okula soymadan götürücez dedim, peki nasıl götürücez dedi bende torbada deyince arabada bir kıyamet koptu, hayır olmaz torba ile olmaz diye peki kızım nasıl götürelim diye sorunca "güzel şık şık götürelim" dedi, eve geldik ve bizimki hemen evde başladı bişeyler aramaya anladım ama üstüne de gitmek istemedim, sonunda annnnnneeeeeeeeee diye bağırdı!!!

N'oldu kızım dedim anne bu sepetin içine koy öyle götürelim dedi, tabii o sepeti süslemek gerekir oyyyyleeee olmaz dedi, nasıl süsliycez derken, hemen gidip peçete, kurdele, kuru çiçek, boncuk kolye ne bulduysa getirdi hadi şimdi meyveleri koy süsliyelim dedi, uzun uzun uğraşlar sonucunda, olmaz kızım boncuk, kuru çiçek hatda renkli bullar getirmişdi bunlar da olmaz kızım deyip, elemeler yapıldıkdan sonra sepetimizi neler hazırlayıp süslüyebilicemiz söylerken, malzemleri masanın üzerine koymaya tam başlamışdım ki, annnneeee Caillou başladı dedi ve gitdi, tabii gerisi de bana kaldı, işte durumu özetleyen resimler.....




Sepetin içindekileri sayalım; Ayva, nar, armut, mandalin, hurma, muz, kırmız ve yeşil elma, muşmula, portakal, kabuklu ceviz, kestane, kabuklu badem, kabuklu tuzlu fındık, kabuklu yer fıstığı, kabuk tarçın son olarakda karanfilerle süslenmiş portokal.







11 Kasım 2010 Perşembe

Görevimi Teslim Aldım



Kızımın okulundaki 2010-2011 Eyupoğlu Erenköy Anaokulu'nun Okul-Aile Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilip ilk toplantımı da bugün yaptım, okulumuzun müdürü Sn.Filiz Hn'dan görevlerimi teslim aldım, notlarımı tutdum ve doğru annecimin evine gitdim, ohhh eve girer girmez annecim bana çay demlemiş ki sormayın mis gibi kokmuş, bir bardak çayımı alır almaz bu gurur verici görevi üstlenmekden de son derece mutlu birşekilde başladım çalışmaya, notlarımı temize çektim yapılması gerekenlerin listesini de çıkarıp bayram sonrası yapılması gerekn işlerin çalışmalarına başladım.

İnsanı mutlu eden vede gurur veren bir görevi olunca nasıl hevesle yapıyor ki sormayın, bugün Talya beni okulda görünce biraz şaşırdı normalde onu okula bırakıp gidiyorum, ama ders saatinde anne okulda hemde tören sırasında törene katıldı niye diye sordu bana akşam, bende anlatdım ona niye okulda olduğumu ve bana de dedi biliyormusunuz?  Tebrikler annecim çok sevindim güzel çalış okulum için güzel şeyler yap dedi sanki 4 yaşında değil de 17 yaşında benim minik meleğim sen baya büyüdün canım kızım benim.

Ama en güzeli bu sabah okulda  Atatürk'ü Anma töreni yapıldı bütün okulun çoçukların ellerinde çiçekler saygı duruşu yapıldı, şansıma bende bu güzel törene dahil oldum.

Okulda Atatürk ile ilgili bir çalışma yapmışlar "Atatürk Burda Olsaydı" diye bütün çoçuklar öyle güzel öyle anlamlı şeyler yazmışlar ki okurken gözlerim doldu, hepsinin ellerine yüreklerine sağlık.





8 Kasım 2010 Pazartesi

Bize Böyle Gelir Sonra Böyle Olur

Şimdi bizde herşey yemek, içmek ve keyifle ilgilidir, gezdiğimiz yer, gitdiğimiz yer, yapdığımız seyhat veya uğradığımız bir semtden mutlaka ama mutlaka yiyecek bişey alınır.

Geçenlerde Karaköy'de bir işimiz vardı, yapılması gereken işleri daha biter bitmez bizde hemen antenler açık ne alsak ne yesek ne içsek diye zaten birgün önceden liste yapmaya başlamıştık ki hemen alternatifleri gözden geçirdik, veeeee içlerinde şanslı olan Koska bu sefer kazandı.

Ne alınır Koska'dan????  Ne alınmaz ki, önce dükkana girersin şöyle bir vitrinlere bakar ve saygı duruşu yapıp hemen almaya başlarız, biraz ondan, biraz şundan, çok çok ondan deyip bir sürü şey alınıp keyfle evin yolu tutulur.




Şimdi alınan mazlemeler bunlar ama bir dakkika sonra farklı görünücekler size.


Wallaa!!!  Evet şimdi paketlerinden çıkdılar süslendiler ve daha iyi görünüyorlar



Evet başı nasıl sonu nasıl bitdi!!! Şimdi bunları bir güzel yemek lazım ki esas süsleme tam olsun.

Tabii bunların yanında bide annemin o muhteşem yapmış olduğu ev yapımı likörlerden de içmek lazım ki hakkını verelim, ne likörler yapar annecim ama bu sefer bu üç turunçgil meyvelerinden olanı seçdim mandalin, kaysı vede Kumquat portakalı minik oval Çin portakalı olarak geçer, öyle güzel yapmış ki ellerine sağlık canım annecim.


Dipnot: Kumquat portakalı minik oval Çin portakalı resmini göstermek için koydum



  Ohhhh hepsinden yedik içdik şimdi bunları saklamak lazım ama süslü süslü olarak ki tekrar yerken aynı tatdı aynı güzeliği alalım.


7 Kasım 2010 Pazar

Pazartesi Feneryolu Pazarı

Pazartesi günleri bizde hep bir koşuşturma ile geçer, çünki Feneryolu Pazarı kurulur Özgürlük parkın bir uçundan öbür uçuna kadar devam eder.

Memleketimizin de meyvesi sebzesi maşallah bir güzel bir bereketli ki sormayın.

Geçen Pazartesi hava çok güzeldi o yüzden bol bol size fotograf çektim.  Biz keyfle alışveriş yaptık sizin için fotografları çektim, size de gönül gözü ile Pazarı seyredip gezin.



Ne ararsanız var aynalı duvar yapışkan süsleri!!!



İncik boncuk süsleri!!!!




Tabak canak!!!!!



Balığın Çeşidi!!!!


Baharatın çeşiti!!!!!





Buda Jüliyet Hn mandalin seçerken!!!!!!!!!!!!



Turşuçu!!!!!!





Fıstıklar binbir çeşidi!!!!


4 Kasım 2010 Perşembe

Bugün İşmiş Yok Sadece Keyif Yapmak Var


Bu sabah Talya'nın okulunda toplantım vardı, saat 13:30 gibi mutlu bir şekilde okuldan ayrılırken, evde yapılması gereken işlerimin listesi de çantaımın içinde duruyordu, ama hava güzel mi güzel güneşli mi güneşli, ama gel görki Karin'nin canı hiç evde iş yapmak istemiyor, ben böyle şımarık bir şekilde arabayla yolda giderken hatda, arabada haber dinlerken hemen torpido gözünden Best of Heart CD'sini çıkarıp sesine de high volume olarak ayarladım ve keyfile eve gitmeye başladım, ooooo trafik mi o da ne hiç umrumda değil, bugün Ankara karışmış aman ne olursa olsun zaten öyle onu da geç, bugün benim için güzel bir gün ve ben o güzel günü evde iş yaparak değil en sevdiğim şeyi yaparak geçricem diye hayal ede ede eve geldim.


Hemen üstümü değiştirdim, mutfağa girip (yoooo yemek yapmak için değil) sütlü Türk kahvesi yapmak için, ohhh mis gibi de koktu, hemen salonun köşesine kitaplarımı, edebiyat dergilerimi, defterlerimi, kalemlerimi, sözlüğümü  vede kahvemi koydum müziğimi açtım veeeeeeeee işte o an ohhhhhh arşatırmak isteğimi araştırdım, okumak istediğimi okudum, notlarımı aldım, biraz da bişeyler yazmak karalamk ve yine yazmak benim için en güzel keyif, kahvemden de yudum yudum içmek eeee daha ne isterim en sevdiğim şeyleri yapıp, kitaplarımın defterlerimin içine kömülüp hemde yapılması gerek ev işleri varken.



3 Kasım 2010 Çarşamba

Arkadaşıma Geçmiş Olsun

Başlık kendini anlatıyor daha fazlasına gerek yok.

Hadi bakalım bu çokolardan yiyelim güzel tatlı haberler alalım.

Picture taken from Google Net

31 Ekim 2010 Pazar

Evimize Bir Cadı Gelmişşşşşşşşş

The Wicked Witch of our house, actually the Fashionast Witch would be a better word for our little one.
 



Bugün Halloween o yüzden bu sabah Oğuz'la kalktık ki evimize minik  bir cadı gelmiş bizi korkutmak yerine minik elleriyle bizi gıdıklayıp gülduruyor hadi şimdi çok güldünüz verin benim şekerlerimi diyor.

Ama cadı olmuş ikoncan süslü bir cadı yani bizi korkutucana sanki gelmiş bizi Paris moda haftasını götürücekmiş gibi duruyor.




Bu arada süreklide bir şarkı söylüyor ki sormayın gitsin Tim Burton'un film şarkısını olan This is Halloween ama bizimki Hırsız Hallowiiiin Hallowiiin diye çok komik benim bu küçük cadım, ama bugünki şeker miktarı ve enerjisi gayet normalin üstü de olmuş oldu.